Yeni Torba Kanun Yaklaşıyor: Mali Düzenlemelerde Neler Var, Neler Olmalı?
Semih ÖZDEN | Mali Müşavir
Son dönemde mali mevzuatta sık sık değişiklikler yapılıyor. Görünen o ki, bu ay içerisinde Meclis’e yeni bir “torba kanun” teklifi daha sunulacak. İçeriğine dair resmi metin henüz açıklanmadı ama kulislerde konuşulan üç düzenleme neredeyse kesinleşmiş durumda. Gelin bunlara yakından bakalım.
1️⃣ Emlak Vergisinde “Uçuk Değer” Sorununa Sınırlama
Emlak vergisi takdir komisyonlarının, özellikle arsa ve arazi değerlerinde gerçek piyasa koşullarını yansıtmayan fahiş artışlar yaptığı biliniyor. Bu durum hem vatandaşta tepki hem de yargıda ciddi iş yükü oluşturdu. Şu anda yaklaşık 100 bin civarında dava olduğu söyleniyor.
Yeni torba kanunla, geçmişte olduğu gibi bu artışlara üst sınır getirileceği konuşuluyor. Piyasada da bu yönde güçlü bir beklenti var.
2️⃣ Vergi İncelemelerinde Yeni Dönem
Vergi Usul Kanunu’na eklenecek bir maddeyle, normal vergi incelemeleri ile vergi suçlarına ilişkin incelemeler birbirinden ayrılacak.
Vergi Denetim Kurulu’nun açıklamalarına göre amaç, sahte belge düzenlemeyi meslek haline getiren örgütlü yapılarla mücadelede Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki bazı imkânlardan yararlanmak.
Kısacası, artık klasik bir vergi incelemesiyle ceza boyutu olan inceleme aynı kefede yürümeyecek. Bu da hem mükellef hakları hem de denetim pratiği açısından önemli bir kırılma olabilir.
3️⃣ Enflasyon Muhasebesi: Yine Erteleme Gündemde
Enflasyon düzeltmesi uygulamasının, dönem sonunda yapılması gerekirken üç yıl daha erteleneceği konuşuluyor. Yani konu bir kez daha seçim sonrasına bırakılacak gibi duruyor.
Bazı çevreler, bu uygulamanın tamamen kaldırılabileceğini bile dillendiriyor.
Ancak bu durumda muhasebe standartları (KGK) açısından ciddi bir uyumsuzluk ortaya çıkacak; o sorunun nasıl çözüleceği şimdilik belirsiz.
4️⃣ Serbest Meslek Erbabına “Faaliyet Harcı” mı Geliyor?
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, kazançlarını düşük beyan eden bazı meslek gruplarına (avukat, doktor, mali müşavir vb.) yönelik bir “faaliyet harcı” alınması gündemde.
Yani gelir beyanı belirli bir düzeyin altındaysa yıllık bir harç ödenmesi planlanıyor.
Olabilir mi? Evet, olabilir. Ama hukuki ve anayasal açıdan ciddi tartışmalar doğuracağı kesin.
5️⃣ Asıl Beklenen: Borç Yapılandırması
Kanaatimce torba kanunda yer alması gereken en önemli düzenleme, mevcut veya ihtilaflı borçların yapılandırılmasıdır.
Ekonomik dengelerin kırılgan olduğu bu dönemde, yapılandırma işletmeler için adeta bir “can suyu” olacaktır.
Burada sözünü ettiğim, klasik “af” ya da “matrah artırımı” değil; sadece mevcut borçların ödeme kolaylığıyla yeniden yapılandırılmasıdır.
Vergi Denetim Kurulu’nun KURGAN programı ile cari dönem denetimlerine ağırlık verdiği bu süreçte, geçmişle ilgili bir “beyaz sayfa” açmak isteyenler olsa da ben bu görüşe katılmıyorum.
Yine de, ihtilaflı ve kesinleşmiş borçların yapılandırılması kaçınılmaz görünüyor.
6️⃣ Gözden Geçirilmesi Gereken Diğer Başlıklar
Torba kanun kapsamına alınması gereken başka birçok konu da var:
Geçici vergi oranları,
Örtülü sermaye düzenlemeleri,
Asgari kurumlar vergisi,
Gider kısıtlamaları,
ve uygulamada sürekli ihtilaf yaratan gri alanlar…
Bu konularda sade, açık ve öngörülebilir düzenlemeler yapılması hem mükellefi hem de idareyi rahatlatacaktır.
7️⃣ Mükellef Hakları Güçlendirilmeli
Son olarak, 6183 sayılı Kanun mükellef hakları yönünden yeniden ele alınmalı.
Vergi borçlularına, tıpkı özel hukuk borçlularında olduğu gibi, belirli güvenceler ve korumalar sağlanmalı.
Ayrıca KURGAN sistemi ile birlikte sıkça gündeme gelen ihtirazi kayıt hakkı da artık yasal güvenceye kavuşturulmalı.
Bugün birçok mükellef, “ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi” verebilme hakkını içtihatlarla sınırlanmış durumda.
Sonuç
Ne yazık ki son yıllarda yapılan vergi düzenlemeleri genellikle gelir artırma odaklı oldu.
Bu torba kanunda da aynı yaklaşımın devam edeceğini düşünüyorum.
Oysa vergi sistemi sadece gelir toplamak için değil, adalet ve güven duygusunu güçlendirmek için de vardır.
Umarım bu kez mükellefin sesine kulak veren bir düzenleme görürüz.